Jeotermal.com - Jeotermal, Jeotermal Enerji, Termal, Mineralli Su | Emrah ASLAN, Jeotermal Kaynağının Kimyasal Özellikleri Ve Çevreye Olan Etkilerinin Uzaktan Algılama Yüksek Lisans Tezi,

Dosyalar

Emrah ASLAN, Jeotermal Kaynağının Kimyasal Özellikleri Ve Çevreye Olan Etkilerinin Uzaktan Algılama Yüksek Lisans Tezi,
İNDİR

Editör

308 İndirme


Emrah ASLAN, Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, Alangüllü (Aydın) Jeotermal Kaynağının Kimyasal Özellikleri Ve Çevreye Olan Etkilerinin Uzaktan Algılama Ve CBS Kullanılarak Belirlenmesi

 

Araştırma alanının yer aldığı Aydın ili, çok sayıda ve değişik büyüklükte fay hattının ve buna bağlı olarak sıcak su kaynaklarının bulunduğu bir bölgede yer almaktadır. Bölgede bulunan jeotermal sular, içme sularına oranla çevreyi olumsuz etkileyebilecek düzeyde zararlı maddeler içermektedir. Bu zararlı maddelerin, sularda ve topraklarda yüksek konsantrasyonda bulunması halinde, doğal kaynakların sürdürülebilirliğini ve çevrede bulunan canlı yaşamını olumsuzetkileyeceği bir gerçektir.

Araştırma sürecinde Alangüllü yan havzasında yer alan jeotermal suların bulaştığı dere yatakları ile bu suların sulama suyu olarak kullanıldığı tarımsal arazilerden alınan toprak örneklerinin fiziksel ve kimyasal, su örneklerinin ise kimyasal analizleri E.Ü.Z.F Toprak Bölümü Laboratuarlarında yapılmıştır.

Laboratuar analiz sonuçlarına göre toprak ve su örneklerinde bulunan maddelerin çevreye olan etki düzeyleri ve araştırma alanındaki coğrafi dağılımları belirlenmiştir. Bu araştırma ile jeotermal suların sahip olduğu kimyasal özelliklerinden dolayı çevreye olan etkisi, su ve toprak kaynaklarına bulaşma düzeyleri mevsimsel olarak araştırılmıştır.

 

1. GİRİŞ

Ülkemiz, genç volkanik etkinliklerin sık rastlandığı aktif ve tektonik Akdeniz kuşağı üzerinde yer almaktadır. Alp Dağlarının oluşumu sırasında şiddetli kırılma tektoniğine uğraması, fay hatlarının oluşması, magma yaklaşımı ve buna bağlı olarak yerkabuğunun içine yerleşen magma odaklı ―jeotermal sistemlerin‖ oluşmasında önemli rol oynamıştır. Bu bağlamda çok sayıda ve değişik büyüklükte fay sistemlerini içeren ülkemizde aktif faylara ve volkanizmaya bağlı olarak başta Ege Bölgesi olmak üzere, Kuzeybatı, Orta Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 600‘ün üzerinde jeotermal kaynak bulunmaktadır(Şekil 1.1).

Tüm dünyada ve ülkemizde seraların ve konutların ısıtılması, elektrik enerjisi üretilmesi ve tedavi amaçlı olarak jeotermal sular çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Debi ve sıcaklık yönünden önem taşıyan jeotermal kaynaklar yeryüzüne çıktığında bulundukları yerin topoğrafik yapısına bağlı olarak en yakın dere yatağına ulaşmakta ve havzaların yer altı ve yüzey suyu kaynaklarına bulaşmaktadır. Önemli debi ve sıcaklık düzeyindeki sular ihtiyaç doğrultusunda kullanıldıktan sonra bir bölümü yeniden yeraltına enjekte edilmekte ancak önemli bir bölümü yine doğal suyolları ile bölge su sistemine karışıp sulama, içme vb. amaçlar için kullanılabilmektedir.

Toprakta bulunan mineral, element ve ağır metallerin kaynağı yerkürenin derinliklerinde erimiş halde bulunan magmadır. Magmanın yeryüzüne çıkarak soğuyup katılaşmasıyla kayalar oluşur. Kayaların fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkilere maruz kalarak daha küçük parçalara ayrışması sonucu toprak oluşur.

Böylece toprağın oluşmasında ana materyal olan kayanın bünyesinde bulunan elementler ve ağır metaller toprak oluşum süresi içerisinde toprağa intikal ederler.

Dolaylı olarak, toprakta bulunan bu elementler ve ağır metaller belirli bir konsantrasyon üzerinde yoğunluk gösterdiği zaman, su ve bitki aracılığı ile insan ve hayvanlara geçerek insan sağlığı açısından tehlike oluşturabilmektedir. Bu nedenle Dünya sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler Radyasyon Güvenliği Komitesi (UNSCEAR) ve Türk Standartları Enstitüsü (TSE) gibi kuruluşlar, toprak, su ve atmosfer gibi ortamlarda bulunmasına izin verilen kimyasal madde miktarlarını belirlemişlerdir.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için [ÜYE OL] tıklayabilirsiniz. Üyemiz iseniz [GİRİŞ] yapabilirsiniz.