Jeotermal.com - Jeotermal, Jeotermal Enerji, Termal, Mineralli Su | Aydın İli Koşullarında Sera Isıtmasında Jeotermal Enerjinin Kullanılabilirliğinin İncelenmesi

Dosyalar

Aydın İli Koşullarında Sera Isıtmasında Jeotermal Enerjinin Kullanılabilirliğinin İncelenmesi
İNDİR

Editör

308 İndirme


Araştırma Makalesi
(Research Article)

 

Aydın İli Koşullarında Sera Isıtmasında Jeotermal Enerjinin Kullanılabilirliğinin İncelenmesi

 

Investigation of geothermal energy utilization for greenhouse heating in the province of Aydın Alınış (Received): 09.05.2012 Kabul tarihi (Accepted): 13.12.2012

 

ÖZET

Bu çalışmada, öncelikle dünyada ve ülkemizdeki jeotermal enerji ve seracılığın potansiyeli ile mevcut durumu ortaya konulmuştur. Daha sonra jeotermal enerjinin kullanımıyla ilgili yapılan çalışmalar değerlendirilerek, Aydın ili için jeotermal enerjinin sera ısıtmasında kullanılabilirliği incelenmiştir.

Mevzuatta jeotermal sera alt sınırı, Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri’nde 3 da ve bireysel seralarda 5 da olarak belirlenirken, üst sınır konulmayarak, mümkün olduğunca büyük seralar teşvik edilmiştir.

Aydın ilinin jeotermal sahalar açısından büyük bir kısmının sera ısıtmasına elverişli olduğu ve jeotermal enerjinin diğer tüm enerjilere göre daha ekonomik olduğu belirlenmiştir. Çalışmada önerilen sera büyüklüğü olan 25 da’lık bir jeotermal ısıtmalı seranın maliyetinin yaklaşık 2 milyon TL olacağı ve bunun 2-4 yıl içinde geri ödeyeceği tespit edilmiştir.

Dış sıcaklık değerleri açısından Aydın ilinde jeotermal sera kurulmasına herhangi bir engel bulunmamaktadır. Aydın ili seralarında yetiştirilecek bitkiler için 6 ay (Kasım-Nisan); özellikle domates yetiştirilmesi durumunda ise 9 ay (Eylül-Mayıs) ısıtma yapılması gerektiği belirlenmiştir.

 

GİRİŞ

Birim alandan yüksek verim alınmasını ve küçük alanların marjinal şekilde değerlendirilmesini sağlayan örtü altı yetiştiriciliği, aynı zamanda yıl içerisinde

düzenli istihdam sağlaması nedeniyle de önemli tarımsal faaliyetlerdendir (Yavuz, 2005). Örtü altı yetiştiricilik, iklim faktörünün etkisi ortadan kaldırılarak, gerekli özel çevre koşullarının sağlanması ile alçak ve yüksek sistemler içinde yapılan sebze, meyve ve süs bitkileri yetiştiriciliği için kullanılan genel bir tanımlamadır. Bu sistem içinde cam veya plastikle örtülü yüksek yapılar “sera” olarak adlandırılmakta, ayrıca alçak ve yüksek tünel şeklinde yapılan yetiştiricilik de örtü altı yetiştiricilik kapsamında değerlendirilmektedir (Keskin ve Çakaryıldırım, 2003).

Seralarda kontrol edilmesi gereken başlıca iklim parametreleri, sıcaklık, ışık, oransal nem ve CO2 konsantrasyonudur. Bu parametrelerin bütüncül değerlendirilmesi ve bitkilerin optimum isteklerini karşılayacak şekilde temini, üründe nitelik ve nicelik artışını sağlayabilmektedir. Isıtma faktörü, bitki gelişmesi üzerinde çok önemli etkilere sahiptir.

Seralarda istenilen sıcaklık değerinin sağlanması modern yetiştiriciliğin de bir gereğidir (Karacabey, 2008). Seralarda ısı enerjisi en büyük girdiyi oluşturmaktadır (Başçetinçelik, 2000). Bu yüzden, enerji maliyetini olabildiğince düşük düzeyde tutarak, ekonomik seracılığın yolları aranmalıdır. Her geçen gün biraz daha tükenen fosil enerji kaynaklarına

alternatif olan yenilenebilir enerji kaynaklarından jeotermal enerji, düşük maliyetiyle tüm dünyada benimsenen bir alternatif enerji kaynağı haline gelmiştir. Diğer yakıt fiyatlarının yüksekliği nedeniyle de jeotermal enerji, ekonomiklik sağlayarak, önemli bir tarımsal faaliyet olan seracılığın gelişimini teşvikedebilir (Harzadın, 1994; Karacabey, 2008; GEKA, 2011).

2010 yılında dünyada jeotermal enerji kullanımı 438071 TJ/yıl (121696 GWh/yıl)’a ulaşmıştır. Jeotermal enerji, %49.0’u ısı pompası, %24.9’u banyo ve yüzme, %14.4’ü ısıtma (%85’ i merkezi ısıtma), %5.3’ü sera ve açık zemin ısıtma, %2.7’si endüstriyel proses ısıtması, %2.6’sı su ürünleri yetiştirme havuzu ısıtması, %0.4’ü tarımsal kurutma, %0.5’i kar eritme ve soğutma, %0.2’si diğer alanlarda olmak üzere, birçok sektörde kullanılmaktadır (Hancıoğlu Kuzgunkaya vd., 2011).

Türkiye, jeotermal enerji potansiyeli açısından, dünyada 7. ve Avrupa’da 1. sırada yer almaktadır (Kuter, 2009; www.enerji.gov.tr).

Türkiye, dünyada jeotermal enerjinin doğrudan kullanımı bakımından 10247 GWh/yıl ile 4. ve elektrik enerjisi üretiminde 490 GWh/yıl ile 12. sıradadır (GEKA, 2011).

Jeotermal kaynaklarımızın %78’i Batı Anadolu’da yer almaktadır. Bu kaynakların %39’u konut ısıtması, %6’sı elektrik üretimi ve %55’i ise diğer kullanımlar için uygundur. Türkiye’nin teorik jeotermal ısı potansiyeli 31500 MWt olarak kabul edilmektedir (Dağıstan,

2006). 2011 yılı itibarıyla bu potansiyelin yaklaşık %15 (4764 MWt)’i görünür hale getirilmiştir (MTA, 2011).

Türkiye’deki mevcut jeotermal enerji uygulamalarının %6’sı elektrik üretimi, %67’si konut ısıtması, %9 termal tesis ısıtma, %18’i sera ısıtmasında kullanılmaktadır (GEKA, 2011).

Türkiye’nin jeotermal ısı potansiyelinin, tam değerlendirilmesi ile sağlanacak net yurtiçi katma değer, 20 milyar USD/yıl civarındadır (Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 2006). Bu değer 100 m2 oturma alanına sahip 5 milyon konut veya 15000 ha sera ısıtmasına veya 1 milyonun üzerinde kaplıca yatak kapasitesine ya da 30 milyon ton/yıl fuel-oil veya 30 milyar m3/yıl doğalgaza eşdeğerdir (Mertoğlu vd., 2006). Jeotermal potansiyelimizin tamamının harekete geçirilmesi halinde, 30000 kişiye de istihdam sağlanabilecektir (www.eie.gov.tr).

Türkiye, toplam elektrik enerjisi ihtiyacının %5’ini, ısıtmada ısı enerjisi ihtiyacının %30’unu; ağırlıklı ortalaması alındığında ise toplam (elektrik+ısı) enerji ihtiyacının %14’ünü jeotermal enerji ile karşılayabilecek potansiyele sahiptir (Mertoğlu vd., 2006).

Zengin bir jeotermal potansiyele sahip Aydın ilinde jeotermal enerjinin mevcut elektrik üretim amaçlı kullanımı yanında, sera ısıtmasında kullanımı da gündemdedir (Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 2006).

Jeotermal enerjiyle, Aydın ve civarında 90 bin konut, 250 bin konut eşdeğerinde termal tesis ve seranın ısıtılması hedeflenmektedir (Türkiye Jeotermal Derneği, 2006). Aydın ili jeotermal kaynaklarıyla 10000 ha sera alanının ısıtılabileceği öngörülmektedir (GTHB, 2012).

2002 yılı itibarıyla dünyadaki örtü altı alanının 3 milyon ha'ın üzerinde olduğu tahmin edilmektedir (Gül vd., 2005). Kacira (2011) tarafından, dünyada ilk 10 büyük sera varlığı olan ülkelerin sera alanları toplamı 3018852 ha olduğu bildirilmiştir.

TÜİK (2011) verilerine göre; ülkemiz, sera varlığı açısından, 2010 yılı itibarıyla dünyada 4. sırada yer almaktadır (Çizelge 1).

Ülkemizdeki sera alanlarının yaklaşık %58’i Antalya, %28’i İçel, %11’i Muğla, %2 İzmir ve %1’i İstanbul’da bulunmaktadır. Ülkenin mikro kliması uygun başka Aydın İli Koşullarında Sera Isıtmasında Jeotermal Enerjinin Kullanılabilirliğinin İncelenmesi 49 bölgelerine yayılmış sera alanlarının ise genel toplam içinde söz konusu edilecek önemli bir yer tutmadığı söylenebilir (Yağcıoğlu, 2005). Ancak bu illere 1124.9 ha’lık sera varlığıyla (TÜİK, 2010) son yıllarda önemli gelişme gösteren Aydın ili de ilave edilmelidir.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için [ÜYE OL] tıklayabilirsiniz. Üyemiz iseniz [GİRİŞ] yapabilirsiniz.