Jeotermal.com - Jeotermal, Jeotermal Enerji, Termal, Mineralli Su | Çevre Açısından Jeotermal Enerjinin Kullanımı ve İl Özel İdarelerinin Sorumlulukları

Dosyalar

Çevre Açısından Jeotermal Enerjinin Kullanımı ve İl Özel İdarelerinin Sorumlulukları
İNDİR

Editör

255 İndirme


Çevre Açısından Jeotermal Enerjinin Kullanımı ve İl Özel İdarelerinin Sorumlulukları

Abdulkadir MAHMUTOĞLU* Ferruh SEÇER**

ÖZET

 Jeotermal enerji, Türkiye’nin yenilenebilir ve yerel, önemli bir enerji kaynağıdır. Türkiye jeotermal enerjinin doğrudan kullanım uygulamalarında dünyada beşinci sırada yer almaktadır. Türkiye’de jeotermal akışkanların başlıca kullanım alanını, merkezi konut ısıtmacılığı ve termal turizm teşkil etmekte olup, geniş çaplı ilk merkezi ısıtma sistemleri jeotermal enerjiye dayalı olarak kurulmuştur. Doğru uygulama ve teknoloji seçimi yapıldığında, jeotermal merkezi ısıtma sistemleri ilk yatırım ve işletme giderleri açısından en ucuz ve çevreye en duyarlı sistemlerdir.  Türkiye’de Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular hakkındaki Kanun ile İl Özel İdarelerine yetki, görev ve sorumluluk verilmiştir. Bu kanunla, jeotermal ve doğal mineralli su kaynaklarının etkin bir şekilde aranması, araştırılması, geliştirilmesi, üretilmesi, korunması, bu kaynaklar üzerinde hak sahibi olunması ve hakların devredilmesi, çevre ile uyumlu olarak ekonomik şekilde değerlendirilmesi ve terk edilmesi ile ilgili hususlar düzenlenmiştir.

Dünyada kullanılan enerji kaynakları başlıca iki grupta toplanabilir; yenilenemeyen kaynaklar ve yenilenebilir kaynaklar. Yenilenemeyen kaynaklar kömür, petrol, doğalgaz gibi fosil nitelikli kaynaklar ve geleneksel nükleer enerji kaynaklarıdır. Yenilenebilen kaynaklar ise hidrolik enerji, rüzgâr enerjisi, güneş enerjisi, biokütle enerjisi, deniz-dalga enerjisi, gel-git enerjisi ve jeotermal enerji gibi kaynaklardır (Keleş ve Hamamcı, 2005; 91). Günümüzde kalkınmakta olan dünyanın artan enerji talebi, benzeri görülmemiş bir dalgalanmaya yol açmaktadır. Uluslar arası Enerji Ajansı, gelişmekte olan ülkelerin enerji kullanımında dünya toplamındaki paylarının giderek artacağını öngörmektedir. Bu artışlar gelişmenin işaretleri olarak görülse de, aynı zamanda bazı tehlikeleri de içinde barındırmaktadır. Bu yeni talebin karşılanmasına fosil yakıtlar ana kaynağı oluşturacaksa, yükselen petrol fiyatları ve artan çevresel zarar, enerji kullanımına dayalı ekonomik kalkınmaya engel niteliğinde olacaktır (Tunalı, 1995; 33). Jeotermal enerji, yer kabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu, sıcaklıkları sürekli olarak bölgesel atmosferik sıcaklığın üzerinde olan ve çevresindeki normal yer üstü ve yeraltı sularına göre daha fazla ergimş mineral, çeşitli tuzlar ve gazlar içerebilen sıcak su ve buharın sahip olduğu enerjiye denir. Bu enerjiyi yeryüzüne taşyan akışkana da jeotermal akışkan denilmektedir. Ayrıca hiç bir akışkan içermemesine rağmen bazı teknik yöntemlerle ısısından yararlanılan, yeraltındaki “Sıcak Kuru Kayalar” da jeotermal enerji kaynağı olarak adlandırılabilmektedir (DPT, 2001; 5). Jeotermal enerji bir başka ifadeyle yerküre içi ısısı olarak adlandırılabilmektedir. Ġç ısı yerküre merkezindeki sıcak bölgeden yeryüzündeki soğuk bölgelere doğru yayılmaktadır. Sıcaklık derinliğe paralel olarak artmaktadır. Yerkürenin yaklaşk 10 km derinliğindeki kayaçların içerdiği ısının, dünya enerji gereksinimini yaklaşık 6 milyon yıl karşılayabilecek durumda olduğu düşünülmektedir (Durgut, 2005; 5). Dünya enerji rezervleri konusunda yapılan hesaplamalara göre; enerji rezervlerinin %75‟ini oluşturan fosil yakıt rezervlerinin tükenebileceği, petrol rezervlerinin 2050 yılında, doğalgaz rezervlerinin 2070 yılında, kömür rezervlerinin ise 2150 yılında tükenmiş olabileceği ileri sürülmektedir. Bu kaynakların yerini yenilenebilir enerji kaynakları alabilecektir (Yılmaz, 1995; 1104). Yerel yönetimlerin yapmak zorunda olduğu işlerin büyük kısmı vatandaşların yol, su, konut, çevre, eğlenme, dinlenme, temizlik v.b. hizmetlerden oluşmaktadır. Bu görevlere il özel idareleri açısından jeotermal enerji kaynaklarından yararlanma da eklenmiştir. Bunlar arasında çevre daha kapsayıcı ve diğer hizmetleri de etkileyen bir konumdadır. Tarihi, doğal ve yapay çevrenin korunması yerel yönetimlerin en önemli görevleri arasındadır.

Aksaray Üniversitesi İİBF Dergisi, Temmuz 2009, Cilt: 1, Sayı: 2 

Bu görevleri yapması için yerel yönetimlerin iyi bir plâna sahip olması ve koordinasyonu gereği gibi yapabilmesi gerekmektedir. Bunun için amaç ve hedeflerini iyi belirlemesi ve elindeki kaynakları iyi tanıması gerekmektedir. Seçtiği hedeflere ulaşmak için yeterli kaynakları yoksa önce kaynak bulma yoluna gidilmeli ve öz kaynakların dışındaki olanaklar değerlendirilmelidir. Beşeri kaynaklar açısından da durum aynıdır. Amaç ve hedeflere ulaşmak için mevcut personelin iyi niteliklere sahip olması, hizmet içi eğitim-öğretim gibi yollara başvurulması ve nitelikli yeni personel alınması düşünülmelidir. Az sayıda personelle çok sayıda işi yapmanın yolları araştırılmalıdır  

Anahtar Kelimeler: Jeotermal enerji, İl Özel İdareleri, Çevre kirliliği.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için [ÜYE OL] tıklayabilirsiniz. Üyemiz iseniz [GİRİŞ] yapabilirsiniz.