Jeotermal.com - Jeotermal, Jeotermal Enerji, Termal, Mineralli Su | Türkiye'de Jeotermal Enerji Sektörü, Sorunları ve Çözümleri

Dosyalar

Türkiye'de Jeotermal Enerji Sektörü, Sorunları ve Çözümleri
İNDİR

Editör

243 İndirme


Türkiye de Jeotermal Enerji Sektörü, Sorunları ve Çözümleri

Umran SERPEN
İTÜ Petrol ve Doğal Gaz Müh. Böl. 

ÖZET Bu çalışmada ülkemizde jeotermal enerjinin doğrudan ve dolaylı kullanımının tarihsel gelişimi özetlendikten sonra, Türkiye’de jeotermal enerjinin doğrudan ve dolaylı kullanım kapasiteleri hakkında, şimdiyedek verilen rakkamlardan farklı, son derece sağlıklı hesaplanmış veriler sunulmaktadır. Öte yandan, Türkiye’nin jeotermal potansiyeli hakkında yapılan bilimsel çalışmalar anlatılmakta, onların sonuçları sunulmakta ve onlar üzerine kurulan Türkiye’deki jeotermal enerji kullanım trendlerinin neler olduğu, endüstrinin bunlardan hangilerine yanıt verdiği belirtilmektedir. Çalışmada ayrıca yapılan ekonomik incelemede, şimdiyedek jeotermal endüstrisindeki gelişimin itici gücü olan kamu yatırımlarının ekonomik olmamalarına dikkat çekilmektedir. Özellikle, merkezi ısıtma sistemleri için şimdiyedek uygulanan finans modelinin, doğal gazın yarattığı rekabet nedeniyle, rekabet edememe durumuna işaret edilmektedir. Bu nedenle, bu çalışmada jeotermal yatırımların özel sektör tarafından yapılmasının nedenleri üzerinde durulmakta ve bu tür yatırımların ekonomik olması için geçerli koşulların neler olduğu sunulmaktadır.  Diğer taraftan, şimdiyedek yapılan projelerde karşılaşılan teknik ve idari sorunlar anlatılmakta ve bunların nedenleri incelenerek, üretilen çözümler sunulmaktadır. Bu bağlamda, söz konusu olan jeotermal yasa tasarıları incelenmekte ve çağdaş ülkelerde uygulanan cinsten bir jeotermal yasa ortaya koymak için, mevcut yasa tasarılarının hangi yönleriyle değiştirilmesi gerektiği üzerinde durulmaktadır.      

 

 GİRİŞ Jeotermal enerjinin ülkemizdeki varlığı, doğal kaplıca akışlarından birkaçbin yıldan beri bilinmesine ve özellikle tedavi amaçlı kullanılmasına rağmen, bilinçli bir şekilde aranmasına 1960’lı yılların başında başlamış ve 1962-1963 yıllarında Gönen ve Balçova’da MTA tarafından yapılan jeolojik-jeofizik çalışmalar sonucunda 1963 yılında ilk jeotermal kuyu Balçova’da yaklaşık 40 m’de 124oC sıcaklıkta jeotermal akışkana rastlamıştır.

Bu kuyuda gözlenen aşırı çökelme nedeniyle ve o devirde konuya çözüm daha üretilmediği için, bu saha üzerindeki çalışmalar durmuş ve UNDP ile MTA arasında yapılan işbirliği çerçevesinde, daha yüksek entalpili olduğu tahmin edilen başka jeotermal alanlara yönelinmiştir. Bu bağlamda, yapılan jeolojik ve jeofizik çalışmaların ardından, 1968 yılında delinen ilk kuyu ile 200oC sıcaklığında Türkiye’nin ilk yüksek entalpili jeotermal sahası olan Kızıldere keşfedilmiştir. Birkaç yıl sonra 1970 yılında Germencik ve ertesi yıl Seferihisar jeotermal alanlarına keşif amaçlı sondajlar yapılmıştır. Yetmişli yıllarda jeotermal aramalar daha çok düşük sıcaklıklı kaynaklar üzerinde devam etmiş ve bu bağlamda Afyon’da Ömer-Gecek gibi sahalar keşfedilmiştir. Bu arada Kızıldere üzerinde bu kaynağın geliştirilebilmesi için, uzun dönemli reenjeksiyon ve üretim test çalışmaları MTA tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmaların sonucu meyve vermiş ve 17.38 MWe kurulu gücü Kızıldere jeotermal santralı 1984 yılında elektrik üretimine başlamıştır. Seksenli yıllarda yüksek entalpili Germencik sahasına 9 adet kuyu delinerek geliştirilmiş, Salavatlı sahasında iki adet derin kuyu delinmiş ve orta entalpili bir saha ortaya çıkmıştır. Seksenli yıllardaki diğer önemli bir gelişme, ülkemizde ilk jeotermal kaynaklı merkezi ısıtma sisteminin Gönen’de devreye alınmasıdır. Bu gelişmeyi takiben, bugüne dek bir çoğu 90’lı yıllarda olmak üzere oniki kadar merkezi ısıtma sistemi kurulmuştur. Jeotermal endüstrisindeki ikibinli yıllardaki önemli bir gelişme de, jeotermal enerjinin seracılıkta kullanılmaya başlamasıdır. Bu yıllardaki jeotermal sektöründeki en önemli teknolojik gelişme de ilk hava soğutmalı “binary” jeotermal elektrik santralının Salavatlı’da kurulmasıdır. Bu gelişmenin öteki boyutu da, bu projenin jeotermal endüstrisinde ilk özel sektör yatırımı olmasıdır. Jeotermal enerji endüstrisinin tarihsel gelişimine bakıldığında, başlangıçta yüksek entalpili jeotermal alanlara yönelinmiş ve daha sonra da doğrudan kullanımın da yararı anlaşılmıştır. Bu süreç içinde kamu yatırımlarıyla başlayan jeotermal projeler, özel sektör tarafından da gerçekleştirilmeye başlamıştır.  Bu çalışmada, jeotermal enerji endüstrisinin güncel resmi verildikten sonra, jeotermal enerji sektörünün durumu irdelenmekte ve jeotermal enerjinin hangi kollarında nerelere ve nasıl yatırım yapılması gerektiği konusunda, sonuçlar aktarılmaktadır.  

Yorumlar

Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için [ÜYE OL] tıklayabilirsiniz. Üyemiz iseniz [GİRİŞ] yapabilirsiniz.