Jeotermal.com - Jeotermal, Jeotermal Enerji, Termal, Mineralli Su | Jeotermal Enerji Rezervuar Gözlemi

Dosyalar

Jeotermal Enerji Rezervuar Gözlemi
İNDİR

Editör

168 İndirme


JEOTERMAL ENERJİ REZERVUAR GÖZLEMİ
Niyazi AKSOY
ÖZET
Jeotermal sahaların işletilmesi sırasında debi, sıcaklık, basınç, su seviyeleri, üretilen ve reenjekte
edilen (geri basılan) akışkanın kimyasal bileşimi periyodik olarak gözlemlenmeli ve kayıt edilmelidir.
Bu çalışmada Balçova jeotermal sahasında yapılan gözlem çalışmaları sonucu, terk edilmiş kuyuların
üretim yapabileceği belirlenmiş, kuyuların toplam üretim kapasitesi 620 m3/st’den 1580 m3/st’e
çıkartılmıştır. Her bir kuyunun karakterisitik bir özelliği olan üretim indeksi ve enjektivite indeksleri
hesaplanmıştır. Sahanın işletme stratejsisi, reenjeksiyonun etkileri, sahadaki su seviyesi değişimleri
incelenmiş ve sahanın sağlıklı geişimi için yapılması gereken çalışmalar ve öneriler sunulmuştur. Bu
çalışmada, Balçova jeotermal sahasında debi, sıcaklık, su seviyesi-basınç ölçümleri ve sonuçları
tartışılmıştır.
 
1.GİRİŞ
Türkiye’nin sondajlı arama yapılan ilk jeotermal sahası olan Balçova’da 1963 yılında başlayan
çalışmalar, 1996 yılında bölgesel ısıtma sisteminin devreye alınması ile yeni bir döneme girmiştir.
1998 yılında 2.500 KE (Konut Eşdeğeri) kapasiteye ulaşan sistem, hızlı bir büyüme ile 2003 yılı
sonunda 18.000 KE kapasiteye ulaşacağı tahmin edilmektedir. Yeterli enerjinin temin edilmesi halinde,
SİSTEM-2 olarak adlandırlan 2x5.000 KE’lik yeni bir bölgesel ısıtma sisteminin daha kurulması için
çalışmalar sürdürülmektedir.
“Yenilenebilir” bir enerji kaynağı olan jeotermal enerji, doğa tarafından üretildiği kadar tüketilmesi
durumunda “sonsuz” bir ömre sahiptir. Üretilen jeotermal suyun, enerjisi alındıktan sonra tekrar
alındığı ortama basılması halinde jeotermal enerji temiz ve çevreci bir kaynaktır. Jeotermal enerji diğer
enerji kaynaklarına göre daha ucuzdur. Uzak mesafelere taşınması ekonomik değildir, bu nedenle
bulunduğu bölge ve çevresinde kullanılmalıdır. Dışa bağımlılığı yoktur.
Jeotermal kaynaklı bölgesel ısıtma sistemini, diğer bölgesel ısıtma sistemlerinden ayıran en önemli
fark şüphesiz “jeotermal enerji kaynağı”dır. Bölgesel ısıtma sistemi ile ısıl konfor sağlanacak konutlar,
okullar, hastane ve işyerlerine kesintisiz, ısıl konfor koşullarında enerji sunulması zorunludur.
Jeotermal enerji kaynağının, enerji ihtiyacını kesintisiz olarak karşılaması gereklidir. Bu durumda
sahanın kapasitesi nedir ? En çok ne kadar jeotermal enerji çekilebilir ? Sahadan daha fazla enerji
çekmek için nasıl bir üretim ve reenjeksiyon stratejisi izlenmelidir ? Reenjeksiyonun sahaya etkisi
nasıldır ? Sahanın gelişiminde nasıl bir yöntem izlenmelidir ? sorularına cevap aranmalıdır. Bu
soruların karşılığı sahada yapılacak “gözlem” ve “rezervuar” çalışmaları ile bulunabilir. Bu çalışmada,
2000 yılından günümüze kadar sahada (Şekil 1) yapılan günlük debi, su seviyesi, basınç, sıcaklık ve
aylık üretim–enjektsiyon testleri ile su kimyası çalışmalarından elde edilen veriler değerlendirilmiştir.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için [ÜYE OL] tıklayabilirsiniz. Üyemiz iseniz [GİRİŞ] yapabilirsiniz.