Dosyalar

Türkiye Jeotermal Sularının Jeokimyasal Özelliklerinin Değerlendirilmesi


Türkiye Jeotermal Sularının Jeokimyasal Özelliklerinin Değerlendirilmesi

 

ÖZET

Türkiye jeotermal sularının jeokimyasal özelliklerinin değerlendirilmesi amacıyla yapılan bu çalışma da 220adet kuyu + doğal kaynağa ait analiz sonuçları incelenmiş ve elde edilen  veriler jeokimyasal yöntemler kullanılarak değerlendirmeye tabi tutulmuştur.

Türkiye’deki jeotermal suların kökeni, tipleri ve rezervuar sıcaklıkları araştırılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler, MTA Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan Türkiye Jeotermal Envanteri’nden (2005) alınmıştır. Ayrıca, Tezelli (2008) tarafından yapılan çalışmada elde edilen veriler de bu makalede temel veri kaynağı olarak kullanılmıştır.

Jeotermal suların kökeni Langelier- Ludwing kare diyagramı ve Giggenbach (1988) tarafından geliştirilen Cl–SO4–HCO3 diyagramı üzerinde majör iyon karakteristikleri bakımından incelenmiştir. Tüm bu incelemeler sonucunda ise genel anlamda ülkemizdeki jeotermal suların alkali bikarbonat ve alkali klorürce zengin olduğu görülmüştür.

Ayrıca, jeotermal suların rezervuar sıcaklıklarını ortaya çıkarmak için jeotermometre hesaplamaları yapılmıştır. Bu hesaplamalar sonucunda Türkiye’deki jeotermal suların silika jeotermometre değerlerinin Batı Anadolu başta olmak üzere diğer bölgelerde de yüksek olduğu ortaya çıkarılmıştır (örn; 236–52 0C). Katyon jeotermometre değerleri ise, Akdeniz ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde düşük olarak hesaplanırken (örn; 2–150 0C) diğer bölgelerde birkaç saha dışında yüksek hesaplamalarla karşılaşılmıştır (özellikle Batı Anadolu Jeotermal sahaları).

1- GİRİŞ

Ülkemizdeki dağ zincirleri ve deprem kuşakları göz önüne alındığında, Türkiye’nin jeotermal açıdan önemli bir yere sahip olduğu söylenebilir (Şekil.1). Öyle ki, Türkiye bünyesinde barındırdığı önemli aktif faylardan dolayı Dünya üzerindeki deprem kuşaklarının en önemlileri arasında gösterilmektedir. Bu faylar genellikle grabenler ve doğrultu atımlı faylar şeklinde gelişmişlerdir. Türkiye’deki birçok sıcak su kaynağı bu faylarla yakından ilişkilidir.

Jeolojik ve jeofizik araştırmalardan elde edinilen verilere dayanılarak derin kökenli graben fayları ile yüzeylenen termal akışkanların Batı Anadolu’da yüksek entalpili (kullanıma uygun, elverişli) alanların oluşmasına neden oldukları kabul edilmektedir. 

Yorumlar

Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için [ÜYE OL] tıklayabilirsiniz. Üyemiz iseniz [GİRİŞ] yapabilirsiniz.