Jeotermal.com - Jeotermal, Jeotermal Enerji, Termal, Mineralli Su | Jeotermal Enerji

Jeotermal Enerji

Jeotermal Enerjinin Tanımı

Bu güne kadar jeotermal enerji ile ilgili birçok tanımlama yapılmıştır. Bu tanımların hemen hepsi enerjinin kaynağının anlatımıyla alakalıdır.  Yerküre içinde depolanmış bir ısıl enerji bulunmaktadır. Ancak bu şekilde yapılan tanımlar jeotermalin çevre ile olan ilişkisi ve kullanım alanlarından dolayı yetersiz kalmaktadır. O zaman bugüne kadar tüm tanımları ve jeotermalin diğer özelliklerini katarak şu tanımları yapabiliriz.

Jeotermal Enerji; yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş sıcaksu, buhar, gaz veya sıcak kuru kayaçların içersinde yer alan basınçlı ısıya verilen addır.

Jeotermal enerji arzın içinde oluşan ve arz yüzeyine ısı artışı şeklinde gelip , uzaya radyasyon şeklinde yayılan bir enerjidir (Alpan, 1973).

Jeotermal enerji, yerkabuğunun işletilebilir derinliklerinden, olağan dışı olarak birikmiş ısının oluşturduğu, sıcaklığı sürekli olarak20 °C’den fazla olan ve çevresindeki normal yer altı ve yerüstü sularına oranla, daha fazla erimiş mineral, çeşitli tuzlar ve gazlar içerebilen, elektrik üretiminde, ısıtmada, çeşitli sanayi tesislerinde enerji hammaddesi olarak kullanılan, kimyasal madde üretiminde elverişli olabilen, sağlık turizm amacıyla da yararlanabilen sıcaksu, sıcaksu-buhar, buhar ve gazlardır (Hakyemez, 1986).

Jeotermal enerji, yerkabuğunun ulaşılabilir derinliklerinde olağan dışı olarak birikmiş ısının doğrudan ya da başka enerji türlerine dönüştürülerek ekonomik olarak yararlanabilen şeklidir (Erişen, 1987).

Jeotermal enerji yer kabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu sıcaklıkları sürekli olarak bölgesel atmosferik ortalama sıcaklığın üzerinde olan ve çevresindeki normal yer altı ve yer üstü sularına göre daha fazla erimiş mineral, çeşitli tuzlar ve gazlar içerebilen basınç altındaki sıcaksu ve buhar olarak tanımlanabilir. Ayrıca herhangi bir akışkan içermemesine rağmen bazı teknik yöntemlerle ısısından yararlanılan, yerin deriliklerindeki “Sıcak Kuru Kayalar” da jeotermal enerji kaynağı olarak nitelendirilmektedir. Jeotermal enerji ise bunlardan dolaylı veya doğrudan her türlü faydalanmayı kapsamaktadır .(Mertoğlu, 1996).

Yerkabuğu içindeki yüksek sıcaklıklı su ve buhar karışımında ortaya çıkan bu enerjiye jeotermal enerji adı verilmektedir. Bir başka deyişler Jeotermal Enerji; Yerkabuğunun ulaşılabilir derinliklerinde olağandışı olarak birikmiş ısı potansiyelinin ekonomik olarak yararlanılabilen şeklidir( Demirel, 1998) .

Yerkabuğundaki ısı kaynağı olan magmanın derinliklerinden büyük kitleler halinde yukarı gelen erimiş kayaçlar ısı akışını yerel olarak arttırırlar. Yerkabuğundaki jeotermal ısı mantodan ısı iletimiyle ve radyoaktif elementlerin bozulmasından oluşan ışınım yoluyla ortaya çıkar ( Ketin, 1983).

Yukarıda verilen tanımlardan da anlaşılacağı üzere, jeotermal enerji ana hatlarıyla yeraltında bulunan ve bazı yerlerde kırık ve çatlakları kullanarak doğal olarak, bazı yerlerde de sondaj yoluyla yeryüzüne çıkan, çıktığı yerde o yerin ortalama sıcaklığının sürekli olarak üstünde bulunan sıcaksu veya buharın, insan sağlığı, tarımdan sanayiye, elektrikten ısıtmaya kadar geniş kullanım alanına sahip, içersinde erimiş halde mineraller bulunduran, bir enerji olduğunda birleşilmektedir.

Jeotermal enerjinin çevre ile olan olumlu ilişkileri göz önüne tutularak, teknik tanımların yanında son zamanlarda sembolleşen pratik tanımları da bulunmaktadır. Bunları maddeler halinde şu şekilde sıralamak mümkündür;

1- Çevre dostu enerjidir,

2- Ucuz enerjidir,

3- Yenilenebilir enerjidir.

Jeotermal enerjinin kullanılabilmesi, bazı koşulların oluşmasına bağlıdır. Temel gereklilik, enerjinin ulaşılabilir olmasıdır. Ulaşılabilirlik, gözenekli ve çatlaklı yer içi oluşumlarında ısının taşınımı ya da kayacın kendi ısı iletimi gibi doğal süreçlerle sağlanmaktadır. Yer içinde depolanmış ısının miktarı ve fiziksel büyüklüğü yeterliyse ve depo alanı yeryüzüne yakınsa, yüzeye bir ısı sistemi kurularak sıcak su ve buhardan enerji elde edilebilir.

Doğal buhar ve sıcak su kaynaklarının bulunduğu yerlerde jeotermal alan olduğuna kesin gözüyle bakılabilir. Ancak yüzeyde herhangi bir kaynağın bulunmadığı durumlarda da bir bölge jeotermal özellik taşıyabilir.  Yerin derinliklerine doğru inildikçe sıcaklığın artması jeotermal enerji oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Bilindiği gibi yerkabuğundan aşağıya doğru her 33 m derinliğe inildikçe ortalama 1 0C sıcaklık artışı olmaktadır. Söz konusu alanlar, jeotermal enerji oluşumu için oldukça uygun koşullara sahip olabilir. Gerçekten de yeryüzünde jeotermal enerji kaynaklarının dağılımı ile tektonik kuşaklar, kırık hatlar ve volkanik sahalar arasında yakın bir benzerlik vardır ( Demirel, 1998).

Jeotermal Enerjinin Önemi

Ülkemizde de önemli bir potansiyele sahip olan jeotermal, gerek elektrik üretimi gerekse elektrik dışı uygulamalar olarak pek çok kullanım alanı bulunmasından dolayı önemli bir yere sahiptir. Jeotermal, sektöründeki yönetim, organizasyon, finans, planlama gibi sorunların çözülmesi durumunda ülke ekonomisi için büyük kazanç olabilecektir. Yenilenebilir bir enerji kaynağı olması, tükenmezliği, çevreyi kirletmemesi, ekolojik dengeyi bozmaması, arama ve işletme aşamasında maliyetinin düşüklüğü, ülkemizin bir çok bölgesinde bulunması, özellikle ısıtmacılıkta ve endüstriyel kullanımda devreye çok çabuk sokulabilmesi bu kaynağa fazla önem verilmesini gerektirmektedir.

Jeotermal enerjinin alışılmış enerji kaynaklarına göre, bazı üstünlükleri vardır. Öncelikle jeotermal enerji güneş, rüzgar ve gel-git enerjisi gibi tükenmez bir enerji kaynağıdır. Diğer enerji kaynaklarında sıkça rastlanan çevreyi kirletme sorunu bu enerji kaynağında söz konusu değildir. Ayrıca jeotermal enerjinin üretim maliyeti diğer enerji kaynaklarından daha ucuzdur. Belirtilen avantajlar, jeotermal enerjinin uygulama alanlarının giderek çeşitlenmesine neden olmaktadır. Nitekim günümüzde seraların, konutların, halanı pistlerinin hayvan çifliklerinin ve yüzme havuzlarının ısıtılması, balık başta olmak üzere çeşitli yiyeceklerin kurutulması, deniz suyundan tuz elde edilmesi ve elektrik enerjisi üretilmesi gibi çeşitli faaliyet alanlarında jeotermal enerjiden yararlanılmaktadır.

Canlıların sağlıklarını birinci derecede etkileyen hava kirliliği daha çok fosil yakıtlarda enerji elde edilmesinden sonra doğaya bırakılan SO2 den dolayı olmaktadır. Hava kirliliği neticesinde iklimlerde değişiklilikler, toprak ve bitki örtüsünün bozulması, güneş radyasyonu gibi olaylara sebep olmaktadır. Bu kirlilik ucuz bir enerji kaynağı olan jeotermal enerjiyle  büyük orada azaltılmaktadır. Bugün jeotermal enerji kullanılan yerlerde fosil yakıtların tüketimi ve bunların kullanımından doğan sera etkisi ve asit yağmuru gazların atmosfere atımından dolayı meydana gelen zararlı etkiler azalmıştır. Jeotermal enerjiye dayalı modern jeotermal santrallerde CO2, NOx, SOx atımı çok daha düşük olup merkezi ısıtma sistemlerinde sıfırdır  (Orme, 1996).

Genel anlamda jeotermalin önemini maddeler halinde sıralamamız gerekirse jeotermal enerji için şunları söyleyebiliriz.

  • Yenilenebilir ve sonsuz ömürlüdür.
  • Isı ve elektrik enerjisine dönüşümü kolaydır.
  • Jeotermal enerji diğer enerjilerden ucuzdur.
  • Çevre kirlenmesi yok denecek kadar azdır.
  • Jeotermal tesislerin bakımı kolay ve ucuzdur.
  • Jeotermal enerji kısa süreli meteorolojik olaylardan etkilenmez.
  • Jeotermal enerji yüksek teknoloji gerektirmez.
  • Jeotermal enerji milli enerjidir.
  • Jeotermal enerjinin sağlık ve turizm sektörüne önemli katkıları vardır.
  • Jeotermal enerji temiz enerjidir.
  • Jeotermal enerji çevre dostudur. CO2 emisyonu jeotermal enerjide en azdır.

 

Jeotermal (jeo-yer, termal-ısı anlamına gelir) yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu, kimyasallar içeren sıcak su, buhar ve gazlardır.jeotermal enerji de bu jeotermal kaynaklardan ve bunların oluşturduğu enerjiden doğrudan veya dolaylı yollardan faydalanmayı kapsamaktadır. Jeotermal enerji yeni, yenilenebilir, sürdürülebilir, tükenmez, ucuz, güvenilir, çevre dostu, yerli ve yeşil bir enerji türüdür.

Jeotermal kaynaklar ile;

  1. Elektrik enerjisi üretimi,
  2. Merkezi ısıtma, merkezi soğutma, sera ısıtması vb. ısıtma/soğutma uygulamaları,
  3. Proses ısısı temini, kurutma işlemleri gibi endüstriyel amaçlı kullanımlar,
  4. Karbondioksit, gübre, lityum, ağır su, hidrojen gibi kimyasal maddelerin ve minerallerin üretimi,
  5. Termal turizm’de kaplıca amaçlı kullanım,
  6. Düşük sıcaklıklarda (30 °C’ye kadar) kültür balıkçılığı,
  7. Mineraller içeren içme suyu üretimi,

gibi uygulama ve değerlendirme alanlarında kullanımlar gerçekleştirilmektedir.

Yenilenebilir, sürdürülebilir, tükenmez bir enerji kaynağı olması; Türkiye gibi jeotermal enerji açısından şanslı ülkeler için bir özkaynak teşkil etmesi; temiz ve çevre dostu olması; yanma teknolojisi kullanılmadığı için sıfıra yakın emisyona sebebiyet vermesi; konutlarda, tarımda, endüstride, sera ısıtmasında ve benzeri alanlarda çok amaçlı ısıtma uygulamaları için ideal şartlar sunması; rüzgar, yağmur, güneş gibi meteoroloji şartlarından bağımsız olması; kullanıma hazır niteliği; fosil enerji veya diğer enerji kaynaklarına göre çok daha ucuz olması; arama kuyularının doğrudan üretim tesislerine ve bazen de reenjeksiyon alanlarına dönüştürülebilmesi; yangın, patlana, zehirleme gibi risk faktörleri taşımadığından güvenilir olması; % 95’in üzerinde verimlilik sağlaması; diğer enerji türleri üretiminin (hidroelektrik, güneş, rüzgar, fosil enerji) aksine tesis alanı ihtiyacının asgari düzeylerde kalması; yerel niteliği nedeniyle ithalinin ve ihracının uluslararası konjonktür, krizler, savaşlar gibi faktörlerden etkilenmemesi; konutlara fuel-oil, mazot, kömür, odun taşınması gibi problematikler içermediği için yerleşim alanlarında kullanımının rahatlığı; gibi nedenlerle büyük avantajlar sağlamaktadır.

Yağmur, kar, deniz ve magma sularının yeraltındaki gözenekli ve çatlaklı kayaç kütlelerini besleyerek oluşturdukları jeotermal rezervleri, yeraltı ve reenjeksiyon koşulları devam ettiği müddetçe yenilenebilir ve sürdürülebilir özelliklerini korurlar. Kısa süreli atmosfer koşullarından etkilenmezler. Reenjeksiyon, jeotermal rezervuarlardan yapılan sondajlı üretimlerde jeotermal akışkanın çevreye atılmaması ve rezervuarı beslemesi bakımından, işlevi tamamlandıktan sonra tekrar yeraltına gönderilmesi işlemidir. Reenjeksiyon birçok ülkede yasalarla zorunlu hale getirilmiştir.

İtalya’da Larderello sahasında 1904 yılından beri, Kaliforniya’da Geyser sahasından 48 yıldır jeotermal elektrik enerjisi üretilmektedir. 1890’dan beri Boise, Idaho’da (ABD) ve 1934’den bu yana Reykjavik’de (İzlanda başkenti) jeotermal kaynaklı merkezi ısıtma sistemi bulunmaktadır. Ayrıca, Paris banliyölerinde 85.000 konut jeotermal enerji ile ısıtılmaktadır.(vikipedi)

Haber Listesi Kayıt!

Mail Listemize abone olun, ilk siz haberdar olun!


reklam

reklam

reklam

reklam

reklam