Jeotermal.com - Jeotermal, Jeotermal Enerji, Termal, Mineralli Su | Jeotermal Sistemler

Jeotermal Sistemler

Buhar ağırlıklı sistemler

Bu sistemler yeryüzünde çok az bulunmalarına rağmen temiz olmaları ve çevre açısından en az risk içermeleri nedeniyle en çok istenen sistemlerdir. Bu tür sistemlerin en iyi bilinenleri İtalya’nın Larderello sahası ile ABD’nin Geysers kuru buhar sahalarıdır. Bu sistemlerde sıvı haldeki su ile buhar birlikte olmalarına rağmen, rezervuar boyunca süreklilik arz eden ve basıncı kontrol eden faz buhar fazı olmaktadır. Buhar sistemleri sıcak su sistemlerine göre çok daha az ısı içermelerine rağmen üretilmeleri aşamasındaki problemlerin azlığı nedeniyle tercih konusudurlar. Buhar rezervlerinin üretim mekanizması tıpkı doğal gaz rezervuarlarında olduğu gibi basıncın düşmesiyle rezervuardaki akışkanın genleşmesidir. Üretilen akışkan miktarının rezervuarın ilk anda sahip olduğu akışkan miktarına oranı genelde oldukça yüksektir (ağırlıkça %85-90civarında). Öte yandan, enerji kurtarımı oranı tam tersi bir davranış göstermektedir. Rezervuardaki ısı enerjisinin çoğunun kayaçta saklı olması ve izotermal davranış nedeniyle kayaçtan soğurulan ısı enerjisi çok azdır dolayısıyla bu sistemlerden elde edilen doğal ısı kurtarımı çok düşüktür. Daha fazla ısı kurtarımı kayaç sıcaklığının düşürülmesi, dolayısıyla geliştirilmiş kurtarım tekniği uygulaması olan sisteme sıvı geri basımıyla mümkündür.

Sıvı ağırlıklı sistemler

Bu sistemlerde sıvı faz süreklilik arz eden ve basıncı kontrol eden faz olmaktadır. Bu sistemlerdeki su bir kimyasal çözelti olup içinde sodyum, potasyum, lityum, kalsiyum, klor, bikarbonat, sülfat, borat ve silikat içermektedir. Dünyaca ünlü sıvı ağırlıklı jeotermal sistemler arasında Yeni Zelanda’dan Wairakei, Meksika’dan Cerro Prieto ve ülkemizden Kızıldere’yi saymak mümkündür. Daha önce de belirtildiği gibi bu sistemlerden ısı kurtarımı buhar ağırlıklı sistemlere göre daha yüksek olmaktadır. Bunun temel nedeni rezervuar akışkanının rezervuarda kaynamaya başlaması ve/veya sisteme suyun geri basılmasıdır. Bu sistemlerdeki üretim problemleri ise buhar ağırlıklı sistemlere göre daha zorludur.

Jeo-basınçlı oluşumlar

Bu sistemler hidrostatik basıncın çok üzerinde akışkan içeren kayaçlardan oluşan sistemlerdir. Bu sistemler genellikle geçirimsizliği yüksek olan bir örtü kaya ile kaplı olan zonlarda oluşmaktadır. Geçirimsiz örtü kayanın etkisiyle sistemde sıkışan akışkanın basınç gradyeni artan sedimantasyonla yükselmekte ve çoğunlukla 1 psi/ft (normal hidrostatik gradyen 0.433-0.45 psi/ft aralığındadır) seviyelerine çıkmaktadır. Düşük ısıl geçirgenlik ve yüksek ısıl kapasiteyle bu sistemlerin sıcaklıkları yükselmektedir. Günümüzde bu tür sistemlerin en iyi bilineni ABD’nin Teksas eyaletinden Mississipi kıyılarını içine alan Meksika Körfezi kıyılarıdır.

Kızgın kuru kaya (HDR)

Bu sistemler ısı taşıyıcı ortam olan suyu içermeyen sistemlerdir. Bu sistemler için ısı enerjisini ekonomik yolla soğurabilecek bir yöntem bulunabilmesi durumunda bu sistemlerden yüksek miktarlarda enerji elde etmek mümkündür. Bir diğer sınıflandırma ise sistemin keşfi anındaki basınç ve sıcaklık değerlerinin suyun faz diyagramına yerleştirilmesiyle yapılmaktadır. Şekil 2.2. saf suyun basınç-sıcaklık diyagramını göstermektedir. Bu diyagramdaki kesiksiz kalın çizgi saf suyun kaynama eğrisidir. İçinde tuz ve çözünmüş gaz içeren jeotermal akışkanlar için basınç-sıcaklık diyagramları yeniden düzenlenmelidir. Şekil 2.2.’ yi referans alarak basınç-sıcaklık diyagramlarının kullanımını anlatabiliriz.

Haber Listesi Kayıt!

Mail Listemize abone olun, ilk siz haberdar olun!


reklam

reklam

reklam

reklam

reklam